Unutma Biçimleri

Bu aralar unutma konusunu mesele edinmişim belli ki. Hesaplaşma, kabulleniş ve hafiflemeye doğru giden bir akış bu. Kitapların okuma sırasını dahi böyle seçtim. Önce ‘’neyi kaybettiğini hatırla’’ Bunun için ilk olana dönüş yorucu olmakla birlikte pek de kolay değil. Öyleyse şimdiden, yakın geçmişten başlamak iyileştirici olabilir diyor Marc Auge’da

Yıllar önce bir haziran akşamı gördüğüm dolunayı gizleyen yapraklar o an boynumdan düşen eşarp, bir kuşun aynı hızla havalanışı, yıllar sonra neyi hatırlamam gerektiğini söylüyorlardı bana. Neyi arıyordum? Hem hiçbir şeyi, hem de her şeyi. Gizli bir teslimiyet, kabullenişle aynı zamanda yaşayan iki kişi. Gelecek güzel hislere hazırlarken, neyi kaybettiğine biraz yaklaşmak için de bir araç, bir vesile olabiliyor bu anlar. Belki de kendi tabiatımdaki eksik parçayı tamamladım belki yeni eksik parçaların o kadar fazla olduğunu gördüm ki bu beni yaşama, aşka daha da bağladı beni. Bir yaprak, bir heykelin kırık kolu, gemiden uzaklaşan akşam güneşi, sıcaktan kuruyan sardunyalar, her şeyi söyleme isteği yine de o insanla en suskunlukta birleşmek, göğün, kuşların konuşmasına izin vermek, şarkısını dinlemek, kaybolmuş bir şeyi yeniden bulmanın sevinci… 

Daha önceki an’larımızda farkına varmadığımız şeyler bir yandan da bize duyumlarımızın pek anımsadığımız gücünü hatırlatıyor. Benliğinle, her hücrenle burada ve yaşamda olduğunu hissetmek duyumları açmakla yakından ilgili. Pandeminin en iyi ihtimalle yeni ‘görme biçimleri’ kazandırdı. Ancak bu da bir süre sonra unutuşa, kaosla birlikte başka bir biçime dönüşecek. Sorumluluklar, aile, iş hayatı derken eski düzenimize, ait olduğunu düşündüğümüz yere geri döneceğiz. Unutmamız gerekecek. Zor, sıkıntılı, hastalıklı günler geçirdik, neden hatırlamak isteyelim? Öyleyse unutuşu şimdiden başlatmak bizi yeni deneyimlere, yeni keşiflere bir ‘yeniden doğuş’ olarak döndürebilir. Güzel bir gelecek hayali, geçmişte unutamadığımız bizi geleceğe daha iyi taşıyacağına, dönüştüreceğine inandığımız ”o an” farkında olamadığımız etkisi zamanla artan, başka kavuşmalarla, çözülmelerle değerli olabilir.

Herkes kendi unutma biçimi yaratmalı. Belleği canlandırmak, neyi kaybettiğini hatırlamak için şimdiden başlamalı…