Yazar: sercesh

Unutma Biçimleri

Bu aralar unutma konusunu mesele edinmişim belli ki. Hesaplaşma, kabulleniş ve hafiflemeye doğru giden bir akış bu. Kitapların okuma sırasını dahi böyle seçtim. Önce ‘’neyi kaybettiğini hatırla’’ Bunun için ilk olana dönüş yorucu olmakla birlikte pek de kolay değil. Öyleyse şimdiden, yakın geçmişten başlamak iyileştirici olabilir diyor Marc Auge'da Yıllar önce bir haziran akşamı gördüğüm…

Dönüşümün Yılı 2021

İnsan ancak iyi gözlemle ya da Sartre’ın dediği gibi ‘’doğru yöntem uygulanırsa anlaşılabilir’’ ve ‘otomatikleşen’ olan çoğu şey bu yaklaşımla değişebilir. Öğrenci olmayan okul, çalışanı olmayan ofisler, boş caddeler, sokaklar her şey insanla anlamını buluyorsa bunda bizim biricik rolümüz ve gerekliliğimiz tartışılmaz. Ruhumuz, ruhumuzun rüzgara, denize, iyi olan şeylere karşı kıpırtısı bir şeyleri yaşatmak için…

GİTMEK ZORUNDA KALANLARA ADANAN BİR YAPIM: NOMADLAND

Chloé Zhao’nun 2020 yapımı Nomadland filmi, Frances McDormand’ın muhteşem oyunculuğuyla, karavanıyla Amerika’nın kuzeyinden Batı’ya, Arizona’ya uzanan yolculuğunu, hayatta kalma mücadelesini ve yolda karşılaştığı insanlarla, dostlarıyla yaşadığı ilişkiye odaklanıyor. İnsanın uzaklara ait olduğunu vurgulayan Simone De Beauvoir, bizi tekdüzeleştiren, farkında olmadan tutsaklaştıran şeyleri fark etmemiz için kendimizden, ait olmadığımız durumlardan uzaklaşmanın, hayatı daha anlamlı kılabilmek adına…

Bir Dünü Kurtarmak

Son günlerde evin bazı yerleri, özellikle koltuğun, çiçeklerin, sehpanın yeri durmadan değişiyor. Kendime uygun bir ‘köşe’ sevdiğim bir alan yaratma gayretindeyim. Orada, en sevdiğim saatlerde, sabahın yedisinin sessizliğinde ya da günün tüm kalabalıklarını gizlemek isteyen akşam rüzgârının biçiminde okumak, düşünmek, izlemek istiyorum olanları. Dün saydığım güllerin, sabah bu kadar çoşkun bir şekilde açma çabasına hayranlık…

Luis Sepulveda: Dünyanın sonundaki dünya

Aşk gibi, kitaplar da ona katılmak için zamanını bekler. Bu tanışıklık aslında yıllar öncesinde başlamış, zamanla duyduğunun, gördüğünün izini taşıyarak ilişki kurulmuştur farkında olmadan. Ruhunda büyüttüğün o ilişki, bir davete dönüşerek temas kaçınılmaz olur, artık bir kuş uçar ev maviye çalar. Okumanın başlı başına en büyük eylem olması da bu karşılaşmanın sonucu değil midir? Evlerde,…

Bir Yalnız Gökyüzünün Sözlüğünde: Mihri

Salt Galata, son dönemin en iyi sergilerinden birine, Modern Zamanların Göçebe Ressamı: Mihri sergisine ev sahipliği yapıyor. 9 Haziran’da sona erecek olan sergi; Türk resim tarihine öncülük etmiş bir muazzam kadını tanımamızı, sanatını hayatının her zerresine nasıl yaydığını anlamamızı ve yakından tanıklık etmemizi sağlıyor. ‘Çerkes Prens Açba’nın soyundan gelen aristokrat bir aileye mensup Rasim Paşa’nın…

Nisan Değilse Mayıs Perşembe Değilse Pazar

Uzun bir yürüyüşten gelmişti. Uzunluğunu, aklından geçirdikleri düşüncelerle ölçüyordu, düşünceler yolu uzun kılıyordu. Yürürken düşünmemek mümkün mü? diye sordu kendine. Soru, onu anın büyüsünden, tüm zamanlardan uzaklaştırıyordu. Düşün bakalım, aklına hangi güzelliği ekleyecek ve onu bükeceksin? Aklı, iyi düşünmeye hazırlamakla elde edilecek bir şey değildi bu. Akıl zaten buna hazırdı, yıllardır farkında değildi. Bir sokaktan…

Hatırla Sevgili Kendini

Attığın her adımda yeni bir yolculuğa davet ettin kendini ve sordun ‘neyi arıyorum?’ diye. Sınırsız olanaklar içinde her şeyi seçebileceğine inandın, halden hale geçtin, yüzlerden, tekrar ettiğin o bakmalardan, yollardan geçtin. Buraya kadar güzeldi her şey bir yaşam belirtisi vardı ve tüm hücrelerinle hissediyordun yaşadığını. Yine de başa dönmek istedin hep, sorunun güzelliğinde, büyüsünde kaldın.…

ROMA: BİR EVİN YALNIZLIĞINI SEVMEK

‘İniş için alçalmaya başlıyoruz…’ uçakta yapılan bu anons, kavuşmanın ve ayrılığın ilk çarpıntısıyla, ruhun, cana temasını mümkün kılar. Devamında oluşan boşluk ise çekim gücüyle birlikte yerini kabullenmeye ve teslimiyete bırakırken, içeriden bir anons: artık ne yerde ne göktesin diyerek ruhuna ince ayar verir. İşte dünyadasın, cana karışan kanınla yaşıyorsun! İnsan yaşadığını nasıl hisseder sorusuna, kahkaha…

Tuhaf Bir Karşılaşma

‘-Dansa çok sık gider misiniz? -Hiç -Öyleyse neden rumba öğreniyorsunuz? -Sebebi yok.’ Ettore Scola’nın Özel Bir Gün filminde, 6 çocuklu, evli Antonietta (Sophia Loren) ile aynı apartmanda yalnız yaşayan Gabriele’in (Marcello Mastroianni) yolları, birinin tutsaklığında, diğerinin özgürlük arayışında kesişir. Papağanı, Gabriele’in evine kaçan Antonietta, bu karşılaşmadan sonra hayatının en özel anlarını yaşayacaktır. 6 çocuğu ve…