Kategori: edebiyat

Bir Dünü Kurtarmak

Son günlerde evin bazı yerleri, özellikle koltuğun, çiçeklerin, sehpanın yeri durmadan değişiyor. Kendime uygun bir ‘köşe’ sevdiğim bir alan yaratma gayretindeyim. Orada, en sevdiğim saatlerde, sabahın yedisinin sessizliğinde ya da günün tüm kalabalıklarını gizlemek isteyen akşam rüzgârının biçiminde okumak, düşünmek, izlemek istiyorum olanları. Dün saydığım güllerin, sabah bu kadar çoşkun bir şekilde açma çabasına hayranlık…

Luis Sepulveda: Dünyanın sonundaki dünya

Aşk gibi, kitaplar da ona katılmak için zamanını bekler. Bu tanışıklık aslında yıllar öncesinde başlamış, zamanla duyduğunun, gördüğünün izini taşıyarak ilişki kurulmuştur farkında olmadan. Ruhunda büyüttüğün o ilişki, bir davete dönüşerek temas kaçınılmaz olur, artık bir kuş uçar ev maviye çalar. Okumanın başlı başına en büyük eylem olması da bu karşılaşmanın sonucu değil midir? Evlerde,…

Nisan Değilse Mayıs Perşembe Değilse Pazar

Uzun bir yürüyüşten gelmişti. Uzunluğunu, aklından geçirdikleri düşüncelerle ölçüyordu, düşünceler yolu uzun kılıyordu. Yürürken düşünmemek mümkün mü? diye sordu kendine. Soru, onu anın büyüsünden, tüm zamanlardan uzaklaştırıyordu. Düşün bakalım, aklına hangi güzelliği ekleyecek ve onu bükeceksin? Aklı, iyi düşünmeye hazırlamakla elde edilecek bir şey değildi bu. Akıl zaten buna hazırdı, yıllardır farkında değildi. Bir sokaktan…

ROMA: BİR EVİN YALNIZLIĞINI SEVMEK

‘İniş için alçalmaya başlıyoruz…’ uçakta yapılan bu anons, kavuşmanın ve ayrılığın ilk çarpıntısıyla, ruhun, cana temasını mümkün kılar. Devamında oluşan boşluk ise çekim gücüyle birlikte yerini kabullenmeye ve teslimiyete bırakırken, içeriden bir anons: artık ne yerde ne göktesin diyerek ruhuna ince ayar verir. İşte dünyadasın, cana karışan kanınla yaşıyorsun! İnsan yaşadığını nasıl hisseder sorusuna, kahkaha…

Gülmek Katkıdır Yaşama

Gülmek, asık suratlara, kirli oyunlara, sevgisiz insanlara karşı bir savunma aracı olarak kullanılacağı gibi bazen de iyi şeylerin olabilme ihtimaline de hazırlıktır. “En azından hayattayız bu da iyi bir şey” diyen Her Şey Çok Güzel Olacak’ın Altan’ı gibi iyimser bir gülümsemeden söz edebiliriz. Gelip geçici, günü kurtaran gülümsemeler yetmez bize büyük ve devamlı gülmeler gerekir.…

Bir Adın Yolculuktu Bir Adın Başka

İnsan efsunkârlığını anlamını çoğaltarak gizleyebilir. Onu bir yere götüren de, yolundan vazgeçmesine sebep olandır bu yönü. Yola çıkmadan evvel denizine uğramış, fırtınalarından geçmiştir. Kıyına ulaştığında fark edersin, birliktelik başlar, kumlar çoğalır. Geçmiş dalgın zamanın aşınmasıyla yeni bir yolculuktur adı, gelir seni bulur, artık denize kavuşmanın vaktidir. ‘Adım Olcas Süleymanov. 1936’da Kazak Sovyet Cumhuriyeti’nin başkenti Alma-Ata’da…

Senin Neyin Var?

Bütün oluşumları ve deneyimleri yorumladığımızda boşluk, çokluğunu anlamlandırmaya başlamış, kabuğunun kıvrılmış tarafına yeni bir yer açmak üzere zamanını beklemektedir. Salyangoz, ağır aksak sokağın ortasında yoluna devam eder, hareket ortamında durur, havayı izler. Adam durur, salyangoz gider. Birbirine gizli saygı duyan iki canlı arasında boşluğun muzip bir etkileşimi oluşur. İkisi aynı anda hareket ettiğinde, izleri kaybolur,…

Gövde

Eski bir klasörü açtım bugün, son birkaç seneye dair biriken düşünceler ve izler ile yarım kalmış sayfalar… O yazılara kaldığım yerden devam etmeyi düşündüm önce sonra bunun önemini ve o süreçte yazarken taşıdığım heyecanda olmadığımı bilerek vazgeçtim. Kim bilir hangi duygularla, sorumluluklarla başlanmış, sonrasında araya giren zamana yenik düşmüş kelimeler… O kelimelerin üzerinde bıraktığı yük,…

Vakti Geldiğinde

‘Başkaları yaşarken yaşanılır mı? Goethe’nin bu sorusunda, yazarlık eyleminin bütün gizemi saklıdır. Kitaplar yazmasından dolayı insan kendisini evrene dönüştürür. Ve bir evrenin özelliği tek oluşudur. Başka bir evrenin varlığı onun özünü tehdit eder. Politikacılar, taksi şoförleri, gebe kadınlar, sevgililer, katiller, kaymakamlar, doktorlar ve hastalar arasında yazı hastalığının dayanılmaz çeşitliliği, bana bütün insanların içlerinde istisnasız yazarlık…

İyi Kitapların Yılı 2017

2017’yi kitaplara dair özetlesem, iyi romanların yılıydı diyebilirim. Klasikleri, bir süredir ertelediğim -zamanının gelmediğini düşündüğüm- kitapları okudum. Gittiğim şehirlere uygun kitapları ve o şehirlerdeki yazarları buldum. Tren garında, haziranın akşam serinliğinde, denizin dalgasında, vapurun açık tarafında, bir kış gecesi yolculuğunda, evin sevdiğim köşesinde, çocuklarda, âşıklarda, en çok sokaklarda onların izlerinin eşliğinde geçen bir yıl… Aklı…