Kategori: Sinema

Bir Dünü Kurtarmak

Son günlerde evin bazı yerleri, özellikle koltuğun, çiçeklerin, sehpanın yeri durmadan değişiyor. Kendime uygun bir ‘köşe’ sevdiğim bir alan yaratma gayretindeyim. Orada, en sevdiğim saatlerde, sabahın yedisinin sessizliğinde ya da günün tüm kalabalıklarını gizlemek isteyen akşam rüzgârının biçiminde okumak, düşünmek, izlemek istiyorum olanları. Dün saydığım güllerin, sabah bu kadar çoşkun bir şekilde açma çabasına hayranlık…

Luis Sepulveda: Dünyanın sonundaki dünya

Aşk gibi, kitaplar da ona katılmak için zamanını bekler. Bu tanışıklık aslında yıllar öncesinde başlamış, zamanla duyduğunun, gördüğünün izini taşıyarak ilişki kurulmuştur farkında olmadan. Ruhunda büyüttüğün o ilişki, bir davete dönüşerek temas kaçınılmaz olur, artık bir kuş uçar ev maviye çalar. Okumanın başlı başına en büyük eylem olması da bu karşılaşmanın sonucu değil midir? Evlerde,…

ROMA: BİR EVİN YALNIZLIĞINI SEVMEK

‘İniş için alçalmaya başlıyoruz…’ uçakta yapılan bu anons, kavuşmanın ve ayrılığın ilk çarpıntısıyla, ruhun, cana temasını mümkün kılar. Devamında oluşan boşluk ise çekim gücüyle birlikte yerini kabullenmeye ve teslimiyete bırakırken, içeriden bir anons: artık ne yerde ne göktesin diyerek ruhuna ince ayar verir. İşte dünyadasın, cana karışan kanınla yaşıyorsun! İnsan yaşadığını nasıl hisseder sorusuna, kahkaha…

Tuhaf Bir Karşılaşma

‘-Dansa çok sık gider misiniz? -Hiç -Öyleyse neden rumba öğreniyorsunuz? -Sebebi yok.’ Ettore Scola’nın Özel Bir Gün filminde, 6 çocuklu, evli Antonietta (Sophia Loren) ile aynı apartmanda yalnız yaşayan Gabriele’in (Marcello Mastroianni) yolları, birinin tutsaklığında, diğerinin özgürlük arayışında kesişir. Papağanı, Gabriele’in evine kaçan Antonietta, bu karşılaşmadan sonra hayatının en özel anlarını yaşayacaktır. 6 çocuğu ve…

Üç Renk Mavi: ‘çünkü en az ölüm kadar korkar insan yaşamaktan’

Yaşamda tamamlanmayanları illa ki tamamlanmayacak olanı filmlerine dahil eder Kieslowski. Filmlerin başlangıç sahnesinden itibaren hep o yarım kalmışlık, terk edilmişlik ya da ‘eksik olan’ aranır. Bu arayış, bile isteye yapılır. İnsanın bitmek bilmeyen tamamlanma veya bütünleşme halini bıçağın ucuyla kanatarak açar. Eksik bir şey mi var? Biraz daha ötede tamamlanmış olan sadece doğum ve ölüm…

Film ve Mekan İlişkisi: İstanbul – Kapadokya – Artvin Üçlemesi

  Bir kente seyahat etmeden önce, kentin tarihi ve gezilecek yerlerini belleyen hafıza, görsel olarak bilgi sahibi olmasa dahi o yerle ilgili sahneleri oluşturur. Gidilmeyen birçok yer, gidilen yerlere kıyasla zihinde daha berrak anıları oluşturur ve hayal gücü daha fazla çalışır. Bazı şehirler, bu sebeple, zihinde yaşayarak güzelleşir. İstanbul’a hiç gitmeyen birisiyle, sürekli İstanbul’da yaşayan…